Keynote konuşması

“O An” Geldi ve Artık Sahnedesin

Seni izleyen kaç çift göz var saymak güç. Salonda çıt yok, zihnin mahşer yeri.  Mikrofon nefesini bile hissediyor.  Söze girmek için daha kaç kez yutkunman gerekecek?  Hay aksi! bir dolu eğitim de almıştın oysa… Ah! Neydi o? Kalbin gümbürdemeyi bıraksa lafa gireceksin, ama…

Dur bir saniye. Durul. Panik dostumuz değil ama seyirci öyle. Kullan onu. Anda kal, kendini dinle…  “O an” geldi ve artık sahnedesin…

 

Zamanın Mutfağı’ndan

Tüm ölçü birimleri ülkelere göre değişiklik gösterir. Biri hariç. Zaman. Zaman sabit, zaman her yerde aynı. Öyleyse siparişi veren müşteriyle siparişi hazırlayan aşçının zamanı aynı mı akar? Müşteri – Aşçı ikilisiyle Hasta-Doktor, Ajans-Marka, Yönetici-Çalışan ikilisi farklı mıdır? Bu kişiler aynı zamanı mı paylaşır? O halde zamanı kim kime göre yönetmelidir? Ayrıca zaten sabit olan zaman yönetilebilir midir ki?

Dünya’daki en kuvvetli şey nedir? Bence inançtır. Bazen ufuk açan, bazen de kör edendir inanç. Başarmanın yarısından fazlasıdır, ateşleyendir inanç. Büyük inançlar da pekala kırılgan olabilirmiş? Uğruna tüm hayatını değiştirdiğin şey bir balyoz gibi düşebilirmiş insanın kafasına.

30 yaşımdaki o yol ayrımının yarattığı müthiş ve sancılı farkındalığın hikayesi bu. Psikolojik bir yolculuk. Kişinin kendine inanmaktan vazgeçme anının bir sahne performansıyla anlatımı.

 

Online Yemek Atölyesi: Bedenler Ayrı Gönüller Bir

Düşünsenize onlarca kişi aynı anda Cenk’in evine konuk oluyorsunuz. Evet evine! Sanki onun programlarından birindesiniz. O akşam kendi ailesi için pişireceklerini sizinle birlikte canlı yayında yapıyor. Siz de önceden paylaşılan malzemeler ile aynı menüyü kendiniz için hazırlıyorsunuz.

Siz onu 4 ayrı açıdan izlerken o an hangi açıya ihtiyacınız varsa oradan takip ediyorsunuz. Hatta mikrofonunuzu açıp soru bile sorabiliyorsunuz. İşin muhabbet ve eğlence kısmını saymıyorum bile.